Girişimcilik ve Hasan Aslanoba Üzerine

Girişimcilik, iktisadi mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulmasıdır. Gerekli zaman ve çabanın ortaya koyulmasıyla finansal, psikolojik ve sosyal riskler alınarak parasal kazanç ve kişisel tatminin elde edilen farklı eylemler ortaya koyulmasıdır.

Kaynak: Wikipedi

Bundan birkaç sene öncesine kadar girişimcilik nedir hiç bilmiyordum. Son 1 senedir internette bir şeyler öğrenirken ve araştırırken gerek yaptığım işler gerekse araştırdığım konular olsun girişimcilik ile çok iç içe olduğundan olsa gerek sürekli karşıma çıkmaya başladı. Birkaç firma sahibinin katvizit ve kişisel siteside “yazılımcı ve girişimci”, “işadamı ve girişimci”, “ekonomist ve girişimci” tarzında birçok ibare gördüğümde pek bi soyut gelmişti bu sıfat benim için. Ancak işi ciddiye almam TEDxTürkiye’de Erhan Erkut hocamın bir konuşmasında “Arkadaşlar girişimcilerin işi para kazanmak değil bu insanlar dünyayı değiştirmek için bu işlere giriyor” şeklinde bir ifadesini duymuştum ve o videodan sonra daha bir bu işi ciddiye aldım. Hatta bu konuda birazdan vereceğim bir örnek dahi istemsiz olarak hayatıma girmiş bulunuyor.

İnternette yeni keşfettiğim ve ciddi anlamda bana bir şeyler katan bazı mecralar oldu. Bunlardan birkaç “TEDX konuşmaları, eTohum yayınları, Webrazzi seminerleri” ve daha niceleri… İşte bu mecralardan birisinde Serdar Kuzuloğlu‘nu tanıtım ve YouTube üzerinde bulunan tüm videolarını izledim. İzlediğim tüm videolar bana teknoloji ve gelecek yaşan üzerindeki rolleri açısından bir Mühendislik öğrencisi olarak çok şey kattı diyebilirim. Hatta bu videolar teknolojik ürünlere ve hizmetlere de bakış açımı değiştirdi de diyebilirim. Örnek verdiğim mecralardaki videoları izledikten sonra ilgimi çeken kişilerin Twitter, Facebook, Instagram hesaplarını ve Web sitelerini takip altına aldım. Bunlardan etkilendiklerimi ve bilmeyen bir çok insana da fayda sağlayacağını düşündüğüm için Destekliyorum sayfasına da ekleyerek sitemin görünen bir kısmına iliştirdim.

Hasan Aslanoba Hakkında

Yukarıda istemsiz hayatıma giren bir örnek olarak bahsettiğim nokta burasıydı. Olayı kısaca anlatayım: Bundan yaklaşık 1,5 – 2 sene önce bir gün tanımadığım bir numaradan arama geldi ve cevapladım, arayan kargo kuryesiydi. Kadir Durukan adına kargo var Yurtta mısınız dedi. Yurtta değilim ancak kargo beklemiyordum kimden geldi dediğimde “Aslanoba Gıda” cevabını aldım. Ancak ne Aslanoba Gıda’yı daha önce duydum ne de kargo beklentim vardı. Kuryeye yurtta olmadığımı ve paketi şubeden alabileceğimi söyledim. Akşam üzeri paket kargo şubesine bırakıldı ve bende gidip aldım, bir kutu verdiler. Önce oradan tekrar gönderenin kim olduğunu sordum ancak şahıs değil firma ismi verildi. Gönderici ismini aradım ama Kurban Bayramı öncesi ve akşam olduğu için sadece telesekretere bağlanabildim. Ben de kutuyu aldım, az ileride tanıdığım bir esnaf vardı, dükkanına gittim orada hem durumu anlattım hem de paketi açtım. Paketten bir kutu çikolata çıktı, hem de kalitelisinden. :) Paketten bir de Aslanoba Gıda adına Hasan Aslanoba’nın mesajı yazılı bir kart çıktı; “kurban bayramınızı kutlarım” şeklinde. Ciddi ciddi merak ettim kim bu Hasan Aslanoba ve bana neden paket gönderdi diye.

Olay bu şekilde oldu ve ben de yurda döndüğümde yaptığım ilk işlerden birisi Aslonoba Gıda ve Hasan Aslanoba hakkında araştırma yapmak oldu, ancak o paket bana neden geldi hiç anlayamadım, üzerinde de pek durmadım. Okullar açıldığında TEB ve KOSGEB ile ortak bir söyleşi düzenlendi okulumuzda. Benim de izleyici olarak katıldığım konuşmada TEB’in danışmanlarından birisi girişimcilikten bahsediyordu ve arkadaki projeksiyonda bazı firmalar logoları vardı ve bu logolardan birisi ise Aslanoba Grup logosuydu. Tüm konuşmayı dikkatlice dinledim ve konuşmacı örnek verirken Aslanoba Grup’a sıra geldiğinde baya örnekler verdi ve anlatımlarda bulundu. Daha sonradan uzak olduğum ve bilgim olmayan bu alandaki parçaları kafamda birleştirdim ve mükemmel bir ticari zekayı fark ettim.

Neler Mi Fark Ettim?

Öncelikle şunun altını çizeyim, ben bir Blogger’ım yani kişisel sitesi olan ve buradan dijital anlamda yayın yapan birisiyim. Sitemin iletişim kısmında o zaman kaldığım yurdun açık adresi ve şahsi kullandığım numaram vardı. Kuvvetle muhtemel ki firmanın çalışanları benim gibi kişisel, genel bloglar ve diğer sitelerin kullanıcılarına, sahiplerine ulaşabileceği bir adres ve telefon numarası ile bayram öncesi bir bayram tebriği niteliği ile hediye gönderiyorlar. Bu şekilde hediye gönderilen kişi bizzat şirketler grubunun sahibinden kendilerine gelen bayram mesajı ve bir kutu çikolata ile karışılaşıyor. Bu durumda hediye gönderilen kişilerin kişisel yayıncı olduğunu düşünürsek ve bu kişilerin twitter kullanıcı gibi başına gelen, düşündüklerini, hissettiklerini, aratıştırdığı ve öğrendiği her şeyi sitesinde yazdığını da göz önünde bulundurursak bu kişiler aldıkları hediyelerden ve kimin gönderdiğinden çok yüksek ihtimalle sitelerinde bahsedecektir.

Bu durumda şirketin buradaki kazanımlarından bahsedelim; kişisel sitelerden reklam alanları alınarak firmalar kendi reklamlarını yapıyorlar. Bu reklamlar banner, anchor text link yani footer da diyebiliriz ve tanıtım yazısı şeklinde reklamlar olmaktadır. Banner ve link alımlarında her ay para ödenir, tanıtım yazılarında kişisel sitelerde  tek en az seferliğe mahsus 10 tl gibi bir ücret ödenir. Banner ve link alımlarında 1 yıllık fiyat en iyi ihtimalle 100-200 tl civarında olur, tanıtım yazılarında ise bir seferlik mahsus olur ama genelde (benim gibi) blogger’lar tanıtımları anasayfada göze çarpmayacak şekilde bir köşeden yayınlarlar. Çünkü ziyaretçi reklam görmek istemez görürse de o siteye ya çok nadir gelir yada hiç gelmez. Bizler de bunu istemediğimiz için reklamı mecburi olarak minimize ederiz ve neredeyse sadece Google görür bu reklamları. Ayrıca banner ve link alındığı zaman dahi ziyaretçi yine pek dikkat etmez ve reklam der geçer. Ancak bu yaşadığım olayda bu işi düşünen o kadar güzel düşünmüş ki, hem reklam yapalım hem maliyet düşük olsun hem de reklam kokmasın ve büyük kitleler bunu görsün istemiş.

Hesaplayalım Ne Kadar Kâr Ediyorlar!

Yukarıda bahsettiğim reklamları ele alalım; tanıtım yazısı ile bir firma çok çok az kişiye hitap eder, çok kişiye hitap etmek isterse büyük sitelerden almak zorunda (ki onlar da minimize ederler) bu da en az 100 tl (en en iyi ihtimal :)) gibi bir fiyatı her siteye ödemek zorundalar. Banner ve Link alımlarında ise her ay para ödemek zorundalar ve ciddi kitlelere ulaşmak isteyen firma için belki aylık  en az 50 bin tl gibi bir fiyata tekabul eder. Bunu da piyasanın içinde olan birisi olarak samimiyetle söylüyorum.

Ancak bayram çikolatası şeklinde yapılan ve reklam kokmayan bir çalışmada durum şu; bizzat kargo çalışanına sordum ve firmaların aylık belli limitte gönderim yaptığında Sivas’tan İstanbul’a örnek olarak bir buz dolabını 3 tl civarı fiyata gönderebildiğini öğredim. Yani Aslanoba Gıda’yı düşününce bir kutu çikolaya belki ücret dahi almadılar. :) Öte yandan kaliteli bir kutu çikolata yaklaşık 30-40 tl civarında (buradan örneğine bakabilirsiniz), bu kutuyu da firma çok sayıda sipariş vereceği için mutlaka ucuza alacaktır ancak ben yinede bir yuvarlama yaparak 50 tl diyorum buradaki maliyete.

Şimdi gelelim bu ikisini kıyaslamaya, diğerinde her ay ödenecek tutar yerine yada az tutar ödese dahi neredeyse kitlelere değil sadece Google’a ulaşacağı reklam yerine bu yolla reklam kokmayan reklam yapıyorlar. Bu tür hediye alan bir blogger sitesinde yazmakla kalmaz ve “şu firmadan hediye geldi kindisine tişikkir idirim” diye sevimli sevimli paylaşım yaparak sadece sitesine gelen kitleye değil daha da geniş kitlelere, hatta arkadaş çevresine dahi sözlü anlatarak (viral reklam) yapacaktır ve şirketin az masrafla çok daha fazla kişiye hitap etmesini ve marka bilinirliğini artıracaktır. Buradaki ince ve ticari zekayı gerçekten tebrik ediyorum. :)

Son Olarak

Eğer Hasan Aslanoba bu yazımı okursa ona da buradan hem teşekkür ediyorum hem de bu yazıyı iki sene sonra yazdığım için affını diliyorum. :)

Son bir kaç gün bu yazıyı yazmak için Hasan Aslanoba hakkında araştırma yaptım ve konuşmalarını dinledim. Birsini de burdan dinleyebilrisiniz. Eski Ekonomiden gelip Dijital Ekonomi pazarına girdiğini söylüyordu ve klasik bir iş adamı pozisyonundan bu anlamda ciddi işlere imza atan ve Türkiye’deki internet reklamcılığı, internet girişimciliğindeki öncü katkılarından dolayı gerçekten de tebrik ediyorum. Çünkü (bir kaç sene önceki veriler) 70 kadar internet girişimine 70 milyon dolar yatırım yapmış. Kendi ağzından, belki para etmeyecek projelere milyon dolarlık yatırım yaptım ancak bugün olsa yapar mıydım? (Cevap çok güzedi) Iııı yapmam lazım tabi, oldu. :)

Bu tür melek gibi insanların Melek Yatırımcı olduğu ülkemde inanıyorum teknoloji, bilişim ve internet çok iyi yerlere gelecektir.

 

Paylaşmak Güzeldir;Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Share on LinkedIn10Pin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someone
Son Yazılar
Bir cevap bırakın