İngilizce Öğreniyorum

ingilizce öğreniyorum

Şunu çok iyi biliyorum; geç kaldım. Ancak şunu da biliyorum; halâ zaman varken çok da geç değil. Karar verdim, bu yaz tatilinde sıkı sıkı çalışıp İngilizce öğreniyorum. Şimdiye kadar bir konuda kendimi bu kadar samimi, ciddi, çalışkan, istekli (hede hede) bulmadım, diyebilirim. Gerçekten çok sıkıldığım, her geçen gün “artık öğrenmeliyim” dediğim bir konu haline geldi. Çünkü sürekli Türkçe kaynaklara bağlı kalmak, farklı dillerdeki kaynakları Google amcamızdan çevirip saçma sapan cümleleri anlamlandırmak bıktırdı beni.

Neden İngilizce Öğreniyorum?

Bu soruyu sormak saçma gelebilir, ancak her şeyin bir gerekçesi vardır. Benim birkaç gerkeçem var, bunları sıralamak istiyorum. Öncelikle Makine Mühendisliği okuduğum için illaki mesleki anlamda işime yarayacak, iş bulmamı kolaylaştıracak, devlet kadrosuna girmeme fayda sağlayacak, maaş kriteri falan filan… Arkadaşlar benim düşüncem şu; maaş için, iş bulmak için İngilizce öğrenmeye karşıyım (biraz da üşengeç). Bu düşüncede olduğum için hep erteledim durdum. Ancak birkaç gündür gerçekten çalışıyorum. Çünkü bir konu hakkında araştırma yapacaksam sürekli ya Türkçe kaynak okuyorum ya da farklı dillerdeki kaynakları Türkçeye çevirip anlamaya çalışıyorum. Hâl böyleyken kendimi çok kısıtlanmış hissediyorum. Benim İngilizce öğrenmemdeki en büyük etken Dünya insanı olabilmek.

1,5 senedir hep diyordum “İngilizce öğrenip bir site açıp orada yazıcam.” diye. Bu konuda en büyük sorun üşengeçlik değildi bunu yürekten söylüyorum. Liseden beri iki şey hep erteledim; yazılım ve İngilizce öğrenme. Birisini acaba hangi kodlama dilinden başlasam; diğerini acaba nereden başlasam, nasıl bir yol izlesem, hangi kaynaktan başlasam diye saçma sapan bahanelerle erteledim. Yıllar geçti ve bir arpa boyu yol alamadım. Bunları yazmamdaki sebep ise bir kişi bile bu yazımı okuyup bir yerden başlarsa belki birilerine fayda sağlarım, bir nebze de olsa Bilim’e katkım olur. Belli mi olur?

İngilizce Öğrenmek İçin Yapılması Gerekenler

Değerli dostlar, öyle kimseye öneri sunmak benim haddim de değil vazifem de değil. Ancak kendi üzerimden öneriler sunabilirim. Ben İngilizce öğrenemeye başlamadan önce uzun süre düşünme imkanım oldu (ama baya uzun bir süre). İngilizce ne işime yarar, nerelerde fayda sağlar, bana ne katar ve ne kazandırır gibi konular. Ben bunların hepsine cevap buldum. Şimdi sıra bi tarafımı kaldırıp takır takır çalışmaya geldi. Daha önce Destekliyorum sayfasında röportaj yaptığım Haluk Tatar‘ın bi ifadesi vardı “Dünya insanı olmak” şeklinde. Ben de bu cümleden hareketle sıkı çalışıp ilk seviyeyi bir ayda geçmeyi ileri düzeye başlamayı düşünüyorum. Zaman hızla geçiyor.

Şimdi acizane birkaç önerim olacak; Haluk Tatar’ın Video Eğitim’de yayınladığı 127 videoluk bir set var. Sıfırdan İngilizce Öğreniyorum seti ile gerçek anlamda sıfırdan İngilizce öğrenmeye başlayabilirsiniz, sete bu linkten ulaşabilirsiniz. Harflerin nasıl okunduğunan tutun, telaffuz kuralları ve diğer dil bilgisi konularına kadar neredeyse özet sayılabilecek ama “derinlemesine” anlatarak gidiyor. İnanır mısınız ben ilk birkaç videoyu izledikten sonra İngilizce kelimeler nasıl okunur öğrendim. İşte bu nokta patlama noktası oluyor. Çünkü bir şeyi öğrenip uyguladığınızda devamını getirmeyi içtenlikle istiyorsunuz. Benim şuan ki en büyük istediğim okuyabildiğim o kelimler ve cümlelerin anlamları nedir onu öğrenmek. Orada yazan kelimeyi okumak havalı, bir de anladığınızı düşünsenize. Bilimsel bir haber duyuyorsunuz, bilmem ne gazetenin bilim köşesinde, ama bir onu yabancı kaynaktan hatta doğrudan haberin kendi kaynağından okuduğunuzu düşünsenize. Bu konu hakkında aslında Tevfik Uyar’ın TEDx’teki bir konuşmasınız izlemenizi istiyorum. O zaman beni daha iyi anlarsınız;

Tavsiye Video: Bilim yeterince heyecanlıdır : Tevfik Uyar at TEDxReset 2014

Şimdilik ukalalığı burada bırakıyorum, tüm videoları izleyip biraz da tekrar edip çalışınca bu yazının devamını yazacağım. Tahminim bu ayın sonunda bitecek, çünkü 127 video var ben günde 10 tane izleyerek ilerliyorum, sindirerek gitmek açısından. Bir de size hem oyun oynamak (kelime oyunu), hem kelime öğrenme hem de seviyenizi belirlemek adına bir  site önereceğim. Çok kaliteli ve reklamsız bir sitedir. Sadece set satarak ve seviyeleri satarak gelir elde eden bir site. Yani reklam yok derken hiç yok demiyorum, o bildiğimiz saçma sapan sağdan soldan çıkan reklamlar gibi reklamlar yok. Ciddi bir sitedir ve Türkçe bir sitedir. Siteye üye olarak dilediğiniz kadar çalışıp öğrenebilirsiniz. Tavsiye ettiğim site: WordTest.com

Not: Bu yazıyı yazmaktaki asıl amacım ise birilerine bir şeyden bahsesince kendimi o işi yapmaya teşvik ve motive ediyor olmasıdır. Yani sizlerde yakınınızdakilere, sosyal medyadan, blogunuzdan bu konulardan ufak tefek (abartmadan) bahsederek kendinizi bu konuda güdüleyerek çalışabilirsiniz. Katalizör gibi.

Paylaşmak Güzeldir;Share on Facebook0Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Share on LinkedIn11Pin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someone
Son Yazılar
Yorum ( 11 )
  1. Hakan
    27 Ağustos 2016 at 13:25
    Cevapla

    Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler. Kıymetli bilgiler.

  2. Erol Apaydın
    2 Eylül 2016 at 16:59
    Cevapla

    Merhaba, öncelikle bence de yabancı dil şart ingilizce olmak üzere ama bana sanki italyanca daha kolay bir dil gibi geliyor.

    • Kadir
      3 Eylül 2016 at 00:45
      Cevapla

      İtalyanca hakkında bilgim yok, ama İngilizce de öğrenmesi zor bir dil değil bence. Özellikle de kaliteli ve doğru seti kullanınca.

  3. cenk yıldız
    3 Eylül 2016 at 16:21
    Cevapla

    merhabalar bende ingilizce öğrenmek istiyorum ama hep yarıda bırakıyorum hep 2 3 gün çalışıp yarım kalıyor

    • Kadir
      4 Eylül 2016 at 00:46
      Cevapla

      Bunun çok kolay bir çözümü var aslında. Kendinize çok önemli bir hedef koyup ona gitmelisiniz. Mesela nasıl yaz tatilinde sahilde rahat rahat güneşlenmek istiyorum, 10 kilo vermem lazım deyip kilo vermek için çabalıyoruz. Bu şekilde hedefler her zaman işe yarayacaktır.

      • cenk yıldız
        4 Eylül 2016 at 12:53
        Cevapla

        evet haklısınız ama başlıyorum hedeflere ulaşmak için karşıma başka bir uğraş çıkıyor beyin ona yöneliyor. Aslında iki kişi falan olsa hem rekabet olur hem zevk alınır artık bi öyle denicem

  4. pelinay
    9 Eylül 2016 at 20:33
    Cevapla

    Geçen gün sahibinden’de gezerken anasayfa ilanlarında gördüm. Adam 15.000 TL’ye ingilizceyi özel dersle öğretiyor. Referanslarında 1.sınıf emniyet müdürleri var. Bu ingilizce tamam o kadar kıymetli de bu kadarda fiyatı abartılır mı? Öğrencisi var, işçisi var, memuru var.

    Asıl anlamadığım başka bir konu ise; özel dersleri kendi tarzlarıyla vermeleri. Bu konuda anlatılanlardan farklı ne yapıyor bu adam?

    • Kadir
      10 Eylül 2016 at 01:34
      Cevapla

      Şahsen kitaplardan ve alt yazılı filmler izleyerek çok iyi İngilizce öğrenenleri gördüm. Belli bir seviyede İngilizce öğrenip de yurt dışına çıkan insanlar gayet iyi derecede öğrenmeye devam edebilir diye düşünüyorum. Sonuçta gizli bilgi değil bunlar. İkincisi, emniyet müdürü olup olmamasına bakmam ben. YDS şampiyonu, LYS dil sınavında derece yapanlar falan varsa o zaman kabul ederim. Emniyet müdürü kimin müşterisi ise manüple edebilir. Şahsi fikirlerim bunlar.

  5. şahin
    10 Eylül 2016 at 10:45
    Cevapla

    Bir çok kez denedim ama bir türlü başarılı olamadım.

    • Kadir
      10 Eylül 2016 at 11:15
      Cevapla

      Nasıl bir yol gittiğinizi gözden geçirin, kendinize öncelikle kısa vadeli sonrasında büyük hedefler koyup ilerleyin. Bu konuda da mutlaka çevrenizde bilgili kişiler vardır. Güvendiğiniz kişilere bu konuyu mutlak danışın derim. Salametle.

  6. Salim
    1 Kasım 2016 at 19:13
    Cevapla

    Bir yaştan sonra dil öğrenmek bence bir müzik enstrümanı çalabilmek için gerekli olan yetenek gibidir. Bazısı ne yapsa öğrenemiyor

Bir cevap bırakın