Neşet Ertaş Anısına

neset-ertas

Ankaralıyım, ancak daha derine inersek Ankara’nın Evren ilçesine bağlı Cebirli köyündenim. Yani Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen ve en son Ankara’ya göç eden Kıyaslı Aşiretindenim ve bir Avşar Türküyüm. Köyüm bir zamanlar Kırşehir’e bağlı bir Türkmen köyü idi, daha sonra Şereflikoçhisar’a bağlanır, sonrasında ve şuanda Ankara’nın Evren ilçesine bağlandı.

Not: Aşiret derken akla ilk gelen aşiretlerden değil, soy bakımından ifade edilen aşiret. :) (Bkz: Wikipedi)

Neşet Ertaş’ın Bendeki Yeri

Yukarıda değindiğim kısıma açıklık getirecek olursak Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’ın kültürüne özdeş kültürden gelen birisiyim. Bundan dolayı da Neşet Ertaş Türküleri ile büyümüş bir Anadolu Genciyim. Neşet Ertaş türkülerini dinleyen herkes şunu çok iyi bilir, tüm türkülerinde hayatla ilgili öğütler ve dersler vardır.

Buna örnek Yolcu Türküsü verilebilir.

neset-ertas-yolcu-sozleri

Gerek hayat dersi olsun, gerek Leylasına duyduğu aşk olsuni gerekse garipliğinden yakındığı türküleri olsun hiç halktan kopmamıştır.

Bu ve diğer türküleri bizlerde hep büyük yer etmiştir. Ancak Neşet Ertaş’ı Bozkırın Tezenesi yapan türkülerinden de daha çok öne çıkaran tarafı halk ve devlet karşısındaki duruşudur. Bu konulara da diğer başlıklarda genişçe değinmek istiyorum.

Neşet Ertaş ve Zeki Müren Anısı

Bu konuya da değinmeden geçmek istemiyorum. Büyük Usta’nın Zeki Müren ile de bir anısı var bu anı pek bilinmez.

Neşet Ertaş’ın hepimiz tarafından bilinen bir Türküsü var; Mühür Gözlüm. Bu türkü Aşık Ali İzzet’e ait bir şiirdir. Zeki Müren ise bu şiiri besteleyip albümüne eklemek için telifini ödeyip satın almış. Neşet Ertaş’da o dönemlerde bu türküyü seslendirir ve bu olay da Zeki Müren’in kulağına gider, o da hemen özel araba gönderip Neşet Ertaş’ı çağırtır. Neşet Ertaş içeri girer Zeki Müren ayağa kalkar ve “Hoş geldin Neşet Ağabey” der. Devamını Bozkırın Tezenesi anlatsın dinleyelim. (Çok ama çok hislendirdi beni. :))

 

Neşet Ertaş ve Halk Sanatçılığı Anısı

Neşet Ertaş ile büyümüş birisi olduğumdan da ziyade alçak gönüllü ve gerçekten halk sanatçısı olması nedeniyle de çok seviyorum. Hatta bir anısını da aktarmak istiyorum. Biliyorsunuzdur ki Neşet Ertaş kendisine Devlet Sanatçılığı teklif edilip de kabul etmeyen tek Halk Sanatçısıdır. Anasında diyor ki;

“O dönem Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.”

Devlet Sanatçısı olsa eline ne geçecekti? Hemen Wikipedi’den alıntı yapalım;

devlet-sanatciligi

Peki bu unvanı kabul etmedi, ihtiyacı var mıydı ki kabul etsin? Biraz da bununla ilgili birkaç habere bakmak gerekiyor. Ben iyi hatırlıyorum, kendisine ait bir takım eşyalar çalınmıştı. Bunları da Milliyet Gazetesi’nden alıntı yapacaktım ancak şuan sitede arıza var. Ancak Milliyet’de görev almış ve halen çalışan Ali Eyüpoğlu sitesinde yayınlamış oradan alıntı yapalım. Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Dün gazetelerde DHA imzalı çıkan habere göre, oğlu Hüseyin Ertaş’ın, “Babamın sazı ve bazı özel eşyaları çalındı” şikayetinden sonra harekete geçen polis, hırsızlık izine rastlayamadı, ama ‘Bozkırın Tezenesi’nin sazı ortaya çıktı.

O kadar haberleri inceledim ve araştırdım da şu kadar değerinde mirası kaldı, şu fiyata sazı kaldı haberini bulamadım. Hatta bu yazıyı yazarken bir kez daha araştırdım ama çıkan sonuç aynı. Hatta bu yazıyı da Google Araması ile bitirmek istiyorum, ailesine ve bize ne miras bırakmış görelim;

neset-ertas-mirasi

Allah gani gani rahmet eylesin. Yeri doldurulur mu bilmem, ama unutulmayacağı da kesin.

Paylaşmak Güzeldir;Share on Facebook5Tweet about this on Twitter0Share on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someone
Son Yazılar
Yorum ( 1 )
  1. Hüseyin
    3 Ekim 2016 at 11:45
    Cevapla

    Neset ertaş’ın anısına böyle bir paylaşım yaptıgınız için gerçekten teşekkür ederiz.
    herkez sizin gibi düşünceli olmuyor.

Bir cevap bırakın