Son Gelişmeler #3

Zannediyorum bloggerlar arasında yazmayı sevdiği halde bloguna en az yazı giren ve bloguyla adam akıllı ilgilenmeyenlerin başını çekiyorum. Evet bunu espiri olsun diye değil samimiyet ve dahi ciddiyetle belirtebilirim.

Öyle ki yazdığım iki blog yazısı arasında geçen sürede askere giden arkadaşlar terhis oluyor, seçim olup ülkede bir çok şey değişiyor, dolar ve altın piyasasasayı (her zaman olduğu gibi) yükseliyor hatta iki katına bile çıktığı oluyor.

Neyse… Konuyu sıkıcı hale getirmeden son gelişmelere geçelim. Neler yapıtım, yapıyorum, yapayazdım, yapmak istemekte ve nereye varmak istemekteyim buna gelelim.

İstifa Ettim!

Hayatım boyunca aldığım kararların arasında en doğru kararlardan ilk üçe girecek şekilde istifa ettim. İşte giriş konusunda bile belli blog için ne kadar üşengeç olduğum. Birkaç yazı önce işe girdiğimden bahsederken bu yazımda işten çıktığımdan bahsediyorum. :)

Sadede gelecek olursak istifa etmemdeki en büyük etken mesleğimi icra etme hayalimdi. Çalıştığım işyerindeki saçma sapan durumların ardı arkası kesilmeyeceğini, idealimdeki mesleki kariyere bu şirkette devam edersem ulaşamayacağımı fark edince daha fazla zaman kaybetmemem geretiğini anlayıp istifa verdim. Her ne olursa olsun bir insan asla önce kişiliğinden sonra ideallerinden ödün vermemeli. Evet özel sektör bu tür durumlardan ötürü insanı köreltip kendi sisteminde sizi de düz bir insan yapmaya meyilli. Ama insanoğlunun tarihine bakınca en büyük özelliğinin adaptasyon olduğunu görüyoruz; yani bu sisteme adapte olup köle olmamalıyız. Gün 24 saatse bunu uyudan da yemek yediğimiz saatten ve hatta tuvalete gittiğimiz saatten de katarak 24+1 saat yapmaya gayet etmeliyiz. (bkz: zamanın görecelik kuramı). Şimdilerde yine eskisi gibi freelance çalışıp beni hayallerime götürecek bir firmada iş arayışı içindeyim. Bu konuda çok sert prensipler edindim ve bunu bulana kadar aylarca işsiz kalmayı da göze aldım.

İş Hayatımda Mesleki Anlamda Neler Öğrendim?

Şimdiye kadar boş yaşamışım onu öğrendim. Lafın sonunu başta söylüyorum. Bir makine mühendisi olarak şimdiye kadar neden bir yazılım/programlama dilini “iyi seviyede” öğrenmedim diye kafamı taşla ezip kendimi dağlara süresim geldi. Ama henüz hiç bir şey için geç olmadığına karar verip öğrenmeye başladım.

Lise yıllarından beri hep “ne işime yarayacak ya” deyip üzüne bile bakmadığım Visual Basic (VBA) dilinin ne büyük bir bitmez tükenmez bereket ne büyük bir nimet olduğunu SolidWorks kullanırken fark ettim. Öyle ki Cem Yılmaz’ın İngilizce bilme hakkındaki konuşması gibi bir durum var burada. (Merak edenler için: Cem Yılmaz | Yabancı dil)

Özellikle LinkedIN’de paylaşılan CV’leri mümkün olduğunca inceliyorum. İstisnasız hepsinde ama hepsinde MS Office daha özelinde Excel bildiği ve büyük çoğunluğunda iyi seviyede bildiği yazıyor. Ancak çok eminim ki bunların büyük bir kısmı (kendisi de farkında değildir eminim) ezbere yazılmış şeyler. Bunu kötü bir niyetle söylemiyorum. Yazarken iş bulma umudu ile yazıyor ve belki de iyi bildiğini “sanıyor”. Çünkü bunlardan birisi de benim.

Ta ki LinkedIN’de gördüğüm bir Udemy eğitim setine denk gelene kadar. Bu set Patron Revizyon İstiyor başlıklı bir eğitimdi. SolidWorks’ta bunaltacak seviyede Montaj ve Revizasyon yapmaktan bunaldığım bi sırada çıkmıştı karşıma bu set. Excel’de yapılan ufak birkaç formül ve linkleme ile saatler alan işlemlerin dakikalara nasıl indiğini uygulayarak gördüm.

Özetle bu noktadan sonra Excel’i çok daha ileri seviyede öğrenip Makro yazmak için hemen internetten eğitimler araştırmaya başladım. Hatta öyle ki Excel ile kafayı bozmuş bile olabilirim. Çünkü Excel bunu hak ediyor. Excel güldür ma çiçektir. Bu konu apayrı bir yazı serisi olarak iş bu blogta şahsım tarafından kaleme alınacaktır. Okuyanlar okumayanlara okutsun. Yani bu yazıyı paylaşın. :)

Motoran Allegro ile Hayat Daha Güzel Beyazlar Daha Beyaz!

Okuldan arkadaşım (doğal olarak meslektaşım) ve sevgili kardeşim Tolga‘nın 50cc scooter’unu aldım. Hatta deyim yerinde ise motoruna çöktüm. Şimdilerde hayatıma ayrı bir renk gelmiş durumda. Ankara’dan İstanbul’a göç eylemiş ve denizi ilk kez görmüş bir insan olarak hemen her gün motorla sahile inip bir demlik çay içiyorum.

Şahsi aracın olmasının en büyük avantajı da şu sıralar gündemde olan CoronaVirüs salgını nedeniyle toplu ortamlara girmek zorunda kalmamak. Yani bir yere gideceksem motorumla gidip toplu taşıma kullanmadan her işimi görebiliyorum. Ayrıca merak edip gezmek istediğim ancak toplu taşıma ile sefalet çekip saatlerce araç bekleyeceğim yerlere çok kısa sürede ve rahatça yorulmadan gidip gezebiliyorum. İşte bu hayatıma ayrı bir renk kattı diyebilirim. Bu konuyu da daha fazla uzatmadan ayrı bir 50cc scooter yazısı yazmak ümidi ile kapatıyorum.

Bir sonraki yazımı da emekli olmadan yazmak ümidi ile güzel bir yaşam diliyorum.

10 Replies to “Son Gelişmeler #3”

  1. umarım hayatınızda güzel fırsatlar çıkar karşınıza. Yaptıklarınız arasında benim de yapmak istediğim ama sizin kadar cesur olmadığım için yapamadığım şeyler var. Çok keyifli bir yazı olmuş teşekkür ederim.

  2. benim gibi birinin olduğunu görmek beni sevindirdi şahsen sadece ben mi bu düşüncedeyim olayı insanların garip bişeymiş gibi davranması bilmiyorum yani. bende ilk iş hayatımda artık bu şekilde bir yerlere gelemeyeceğimi düşündüğümün 2. senesi dolmadan kaçtım gittim çalıştığım ofisten ve gerçektende o zaman daha huzurlu oldum mesleğimi istediğim seviyede ilerletemedim ama yine de çabalayıp bi yerlere gelmeye çalışıyorum. programlar olarak udemy gerçekten faydalı bi de online ücretsiz eğitimler var onları da deneyebilirsiniz.

  3. yazın en güzel tadı bu 50 cc motorlar (B ehliyet ile sürülmesi en zevklisi :) ) ile çıkıyor kış ve virüs biraz gezmemizi engellese de güzel günlerde bol bol temiz hava almaya bakın :)

    en büyük hayalim bu arada excell öğrenmek..

  4. Blog yazarlarının tamamında maalesef belli dönemlerde yazma isteğinin olmaması normal bir durum. Bazı dış etmenlerinde(dikkat dağıtan eşyalar, tasarımdan hoşnut olmama) gibi durumlarda yazı yazmanın önüne geçebiliyor ve erteleme hastalığı başlıyor. :) İçerikleriniz bence bir çok bloğa oranla iyi seviyede ve tek ihtiyacınız olan şey kararlıyım bu defa diyebilmek. Başarılar dilerim.

  5. Eski motorum motoran allegro gerçekten uzun yolcuklar için olmasada şehir içi kullanımda muhteşem yazlık alanlara motoru dinlendirme işlemi ile gidilerek keyifli yolculuklar çıkarabilrisiniz. Bu süreçteki en keyifli aktivite olacaktır.

    1. Motoran Alegro yazları yaklaşık 50 km gidince ısınma nedeniyle duruyor. Ama kısa mesafe için gerçekten çok pratik.

      Şehiriçi kullanım için gözü kapalı tavsiye ederim.

  6. Excel deyip geçiyor insanlar ve gerçekten tuhaf bir şekilde bildiklerini sanıyorlar. Ama eminim biliyorum diyenlerin ben de dahil %90’ı bilmiyordur. Size kesinlikle katılıyorum. İyi ki hatırlattınız ben biraz Excel çalışayım (:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir