Takip Ettiğim Yegane Gazeteci M. Serdar Kuzuloğlu

Gazeteci kavramı benim için lise yıllarımda gazetelerin kupon karşılığı ürün dağıttığı zamanlar (ki halâ devam ediyor) kupon biriktirmek için aldığım gazetelerdeki köşe yazarlarından müteşekkildi. Bunlardan en ünlüsü, televizyondan da tanıdığım, Genç Bakış programının sunucu Abbas Güçlü’ydü. Siyasi ve eğitim görüşlerim Abbas Güçlü’den okuduğum birkaç köşe yazısından ibaretti. Şimdilerdeyse klişe bi ifadeyle, devir şimdi internet devri. İnternet sayesinde televizyonun dizi ve saçma sapan programlarla beynimize yaptığı algı bombardımanlarından, gazetelerin taraflı (tabi geneli itham etmek doğru olmaz) yayınlarından ve hatta dar dünyasından yakamızı kurtardık sayılabilir.

M. Serdar Kuzuloğlu Hakkında Biraz Konuşalım

Girizgah olması adına bu kısma değinmek istiyorum, internet aracılığı ile kendi isteğimiz doğrultusunda merak ettiğimiz konuları araştırıp öğrenirken bunun yanında da tesadüf eseri tanıdığımız öğrendiğimiz bir çok kişi, konu ve olay var. Hatta şimdilerde Big Data (Büyük  Veri) denen olay sayesinde bu durum kimi amaçlarla yönetilebilir, kullanılabilir hale geldi. Yine YouTube’da ne var ne yok bakınıken M. Serdar Kuzuloğlu‘nun o meşhur Ferrari videosuna denk geldim. Video sanırım 18 kez falan arka arkaya izleyip kahkahalara boğuldum. Şunu da fark ettim ki, konuşmasında Serdar Kuzuloğlu komik olduğu kadar önemli bir gerçeğe de vurgu yapıyordu. Zannederim videoda adı geçmediği için konuşan kimdir diye fazla merak edip araştırmadım. Aradan geçen zamanda internet girişimciliğine, web tabanlı projelere ilgim giderek arttı için çok sık internetten veri topluyor ve videolar izliyordum.

Bu sıralarda TEDx videolarına denk geldim, hasbel kader “Ya Yalış Yere Tıklamışsak?” başlıklı videoda yine Ferrari videosundaki o adamı gördüm ve daha bir ilgi ile izledim. Giriş kısmında 95’ten bu yana gazeteciyim demesi de daha bi dikkatimi çekmesine sebep oldu. Öyle beğendim ki sanırım o konuşmasını abartısız 10 kez izledim. Serdar Kuzuloğlu internet mecrasında çok aktif bulunduğu için kim olduğunu, ne gibi işler yaptığını, kaç çocuğu olduğunu, kaç dil bildiğini dahi öğrendim. Kişisel bloguna baktığınızda bu bilgilerin hepsini orada bulabiliyorsunuz zaten, özel bir çaba ile araştırmadım. Aslında yakın takipçisi olma nedenim bunlardan da önce kişisel sitesinde hakkımda sayfasında bahsettiği projeleri arasında AlkışlarlaYaşıyorum.com sitesi oldu. Facebook üzerinden sık sık videolarını izlediğim ve severek takip ettiğim bir siteydi. Böyle bir web projesine imza atmış birisini elbetteki takip etmek çok faydalı olacaktı.

Adım Adım Takip!

Serdar Kuzuloğlu’nu yani namı diğer İnternet Ekipler Amiri‘ni nispeten uzun bir süredir takip eden birisi olarak takip etmemden önceki neredeyse tüm videolarını internetten izledim. Hatta birer kez izlemeklede yetinmedim, birkaç kez izledim. Belki başka insanlar da izler maksadıyla tek parça bulabildiğim tüm konuk olduğu program, konuşmacı olduğu kayıtlar ne varsa hepsini YouTube’da bir liste yaptım. Listeye de buradan ulaşabilisiniz. Özellikle en çok istifade ettiğim konuşmalarını üst sıralarda ekledim ki listeyi izlemesi daha bir keyif verici olsun.

İlk zamanlar sunum yaptığı konuşmalarda daha çok teknoloji ve internet alanında profesyonel konulara değiniyordu. Yani işin teknik detaylarını herkesin anlayacağı şekilde sunumlarında anlatıyordu. Bu kısma kadar benim için tamamen kendime alan seçtiğim birkaç konuda takip edip faydalandığım kişilerden birisiydi. Ta ki CNN Türk’te Deniz Bayramoğlu‘nun konuğu olduğu ilk programa kadar. Bu programda teknolojinin gidişatından bahsederken teknolojiyi kullanan insanoğlundan bahsetmesi ve okuduğu kitaplardan örnek vermesi biraz daha dikkatimi çekti. Çünkü tek kafamda o bir gazeteci ve teknoloji uzmanı şeklinde kategorize etmiştim. Ancak yeryüzünde tek örnek olduğumu düşündüğüm bir şeyi onda da fark ettim; çok meraklı ve öğrenmekten haz alarak araştırıyor ve uzman oluyordu. Bu nedenle tüm konuşmalarını blog yazılarını, tweet’lerini didik didik takip edip izledim. Beni ilgilendiren ve merakımı cezbeden konuları da not alıp takip ettim. Hasılı burada Serdar Kuzuloğlu güzellemesi yapmak gibi bir gayem yok, sadece anlatmak ve vurgulamak istediğim şeyleri İnternet Ekipler Amiri örneği ile somutlaştırdım.

Çok Çalışmak Deyince Ne Alıyoruz?

Yine CNN’de konuk olduğu programda bir konuya değindi mesela yine çok üzerinde durulması gereken bir konuydu. Herkesin Elon Musk‘un popülaritesini istediğini fakat hiç kimsenin Elon Musk gibi beyni kanayana kadar çalışmadığını vurgulamıştı. Bu kısım çok önemli, çünkü bizler başarılı insanların sosyal medyada sözlerini yada yaptığı işleri paylaşıp kendimize pay çıkarıyoruz. Bu durum bana Cem Yılmaz’ın “Ne zaman arkada bi alkış kopsa babam arkasını döner bakar, zaten son 10 yıldır siyah giyiniyor.” repliği geliyor aklıma. Biraz da başkalarının başarılarını takip edip bilgiçlik taslayarak çok çalışmak zorunda oluşumuzu gözardı edip bu kandırmacaya kendimizi kaptırıyoruz. Ancak hayat bahane kaldıramayacak kadar ciddi ve maalesef farkına varmakta da geç kalıyoruz.

Benim Serdar Kuzuloğlu’ndan öğrendiğim iki şey var; Çok okumak ve Çok Çalışmak.

 

Son Yazılar
Yorum ( 1 )
  1. Recep Hilmi TUFAN
    29 Aralık 2017 at 23:40
    Cevapla

    DünyaHalleri.com’u da severek takip ediyoruz…

Bir cevap bırakın