Ali Baba ve 7 Cüceler

ali baba ve 7 cüceler

Geçen hafta vizelerin arasında, çok merak ediyordum, sinemaya gidip izledim filmi. Cem Yılmaz son zamanlarda sinema filmlerine epey yöneldi. O nedenle sık sık izleme fırsatı bulmak da hoş oluyor doğrusu.

Film hakkında kısa bilgilerimize geçecek olursak, filmin oyuncu kadrosu hemen hemen tanıdık simalardı. Aslında Cem Yılmaz Soru-Cevap gösterisinde bunun tamamen tesadüf olduğunu söylese de benim görüşümde bir kaç set deneyip iyi anlaştığı ve çalıştığı kişileri tekrar yeni projelerinde görmek istiyor. Aslında bu durumu da kötü görmemek lazım. Yoksa sırf farklı kişiler olacak diye de filmin kalitesini düşürmek de doğru olmaz. Her neyse, filmin ekibinde oynayan kişiler başta Cem YılmazIrina Ivkina, Zafer Algöz ve Çetin Altay gibi isimlerin olduğu kadro epey güzel oyun sergiledi. Ancak Irina Ivkina genelde komediden ziyade aşk meşk işlerinde kullanılmış. Film yaklaşık 2 saatti (1 saat 54 dk.)

Oyunculuklar fena değildi. Yani bir sinema eleştirmeni değilim ama bir izleyici olarak oyuncu ile reel hayattaki o kişi arasında bağ kuramamak demek karşıdaki oyuncunun ne kadar güzel ve özenli rol yaptığını yansıtır. Ben bu açıdan oyunculuklarda pek sorun görmedim. Özellikle Çetin Altay ve Zafer Algöz’ü tebrik etmek gerek. Bir oyuncunun benim gözümde en büyük kalite faktörü daha önce canlandırdığı rol ile sonraki rol arasında bağlantı kurulamamasıdır. Yani bir önceki filmde A rolünü X kişisi canlandırıyor, sonraki filmde ise B rolünü X kişisi canlandırıyor diyelim. A ile B arasında hiç bir alaka olmamalı. Yani özgün bir yapıt olmalı. Bu açıdan benim en büyük taktir ettiğim iki isim var ki bunlardan birisi Haluk Bilginer ve diğeri de çok sevdiğim Erdal Beşikçioğlu‘dur.

Filmin hikayesine geçecek olursan kendisini iş adamı olarak nitelendiren ve bahçe eşyaları satan Şenay bey ve kaynı İlber Sofya’ya giderek girişimde bulunurlar. Fuarlarda kendi ürünlerini tanıtırlar, markalaşmaya çalışırlar. İç ve dış pazara Şenay Cüccaciye olarak atılırlar diyelim. Ancak bir mafya ve Sofya polisi arasındaki sürtüşmede arada kalıp mafyanın eline düşerler. Burada canlarını kurtarmak için bir çok bahadire atlatırlar. Bu sırada Sovyetler döneminde küçük bir askeri üs niteliğinde yerin altında bekletilen bir füze bekçisinin barınağı vardır ve burada bir eski Rus Askeri yaşamaktadır. O kadar uzun zamandır kalmıştır ki Sovyet Rusya’nın yıkıldığından bile haberi yoktur. Rus diyoruz ama aslen bir Azari Türkü olan bu asker “men öz gardaşıma yardım ederem.” diyerek Şenay beye yardım ve yataklık eder. Bir şekilde oradan kurtulurlar ve filmin sonuda tabiki hem büyük başarı, üstün hizmet ve teşekkür hediyeleri alan Şenay bey ve İlber’in o günleri anımsaması ile geride kalır.

İzledikten sonraki düşüncelerim ise aslında ne yalan söyleyim Cem Yılmaz’dan daha kaliteli bir film beklerdim. Bu sefer belli başlı klişelerin dışına çıkıp daha güncel espri yapar dedim ama yine her zaman ki gibi sahnedeki yaptığı espirilerden farksız şeyler vardı. Ancak yinede Cem Yımaz kalitsini hissediyorsunuz ve gülmekten kendinizi alı koyamıyorsunuz. Sonuç olarak, izlemek isteyen herkese tavsiye ederim.

Filmin Fragmanı;

Son Yazılar
Yorum ( 2 )
  1. Emrah Güngör
    25 Kasım 2015 at 12:22
    Cevapla

    Aslında cem yılmaz’dan sahnesindeki şakalardan daha farklı şeyler beklemek biraz lüks gibi geliyor bana. Çünkü çok sık film yapıyor ve bunları da yazıp yönetebilmek, aynı zamanda çok çok farklı şeyler yapabilmek çok zor. Bana kalırsa Recep İvedik gibi çok sığ filmlerin olduğu sinema dünyamıza cem yılmazın bol bol film yapması çok sevindirici bir durum :)

    • Kadir
      Kadir
      25 Kasım 2015 at 12:33
      Cevapla

      Evet, bu konuda hemfikiriz. Cem Yılmaz’ı diğerlerine kıyasla çok seviyorum, ancak biraz bazı espirileri de aşması lazım. Osuruk sahnesi, kızlara asılma gibi sahneler. :)

Bir cevap bırakın