Okuduğum Kitaplar ve Özet Bilgiler

Kitap okuma konusunda elimden geldiğince gayret gösteriyorum. Öyle ki, hemen her gün en azından 5 sayfa da olsa kitap okumak için kendimi disipline etmeye çalışıyorum. Öyle ki bir ata sözünde der ki; taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir.

Daha önce okuduğum kitaplar ve okumak hakkındaki yazdığım yazıları Okuduklarım kategorisinde inceleyebilirsiniz.

Sadece Kitap Değil İnternette Sitelerini de Okumak Lazım

Sadece kitap okumak değil, elimden geldiğince farklı okuma alışkanlıkları da edinmeye çalışıyorum. Bunların başında da e-bülten abonesi olduğum bloglar, haber siteleri vs gibi kaynaklar geliyor. Hatta abone olmasam da Feedly uygulaması üzerinden takip ettiğim bir çok site var. Hemen her gün işe giderken, gün içinde boş kaldığımda, yatmadan önce vs. Feedly uygulamasını açıp merak ettiğim yahut ilgilendiğim alanlardaki son yayınlanan içerikleri okuyorum. Hatta Feedly için de bir ara detaylı bir rehber hazırlamayı düşünüyorum. Zira çok faydasını gördüğüm bir araç.

Sıra geldi son okuduğum kitaplara… Uzunca bir süredir okuduklarımdan burada bahsedemedim. Her birisi hakkında uzun uzadıya yazmak yerine de toplayıp kısa kısa değinmek istiyorum.

Ekose Etekli Levrek – Fethi Akkoç

Fethi Akkoç eski bir gazeteci. Doğru Yol Partisi’nin Süleyman Demirel’li yıllarında Milletvekili olarak parlementoda görev almış birisi. Kitabını okurken yaşayan siyasi tarih olduğunu hissettiriyor adeta. Ekose Etekli Levrek kitabında 1970’lerden başlayıp 1980 darbesine, oradan Post modern darbeye kadar olan süreci ele alıyor. Bu süreci anlatırken (kendi ifadesiyle) mümkün olduğunca tarafsız ve net bir şekilde olayları aktarıyor.

Kitap 8 bölümden oluşuyor;

  1. bölüm; 12 Mart’a 5 Var
  2. bölüm; 12 Mart 1971
  3. bölüm; Muhtıradan Sonra
  4. bölüm; Cumhurbaşkanlığı Seçimi
  5. bölüm; 1973 Seçimi
  6. bölüm; Kıbrıs Harekatı
  7. bölüm; 12 Eylül
  8. bölüm; Post Modern Darbe

Kitap içerik olarak Amerika’nın iç siyasete olan etkisi, Amerika ile iktidara gelen hükümetler ve ne gibi verilen tavizler ve direnmeler var bunları anlatıyor. Çoğu siyasi tarih anlatılarında gözden kaçan (yahut görmezden gelinen) olayları da anlatıp düşündürüyor. Bunlardan birisi de 1999’da iktidara gelen DSP-MHP-ANAP üçlü koalisyonundaki ANAP’ın aldığı bakanlıklar ve icraatları.

Özetle Ekose Etekli Levrek’i mutlaka okumalısınız.

Mustafa Kemal – Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil’in malum 2500 TL’ye satıp Atatürk üzerinden takiyecilik yaptığı kitabı. Bu kitabı okurken asla ama asla tarihi bilgi edinmek için değil, Atatürk’e kendim dışında başka bir gözden bakmak, olayları farklı bir yorumdan okumak istemiştim. Aslında kitabı ilk aldığım ve okumaya niyet ettiğimde tarihi bir şeyler öğrenirim hevesindeydim. Nitekim bu düşüncelerim malum kitap hadiselerinden sonra deyim yerinde ise içimde kül oldu gitti.

Atatürk bir kesimin düşman ilan edeceği, bir kesimin de bu karşıtlıktan kendisine “ekmek” çıkaracağı bir meta değildir. Atatürk ülkemizin kurucusudur. Partiler, ideolojiler ve görüşlerin üzerinde bir konumdadır. Hiç bir zaman eleştirilemez değildir. O da bir insandır, hataları ve yanlışları insanın yaratılışı geriği mutlaka olacaktır. Ancak Mustafa Kemal Atatürk malzeme yapılacak bir tarihi kişilik değildir. Kim olursa olsun yaptıklarından ders çıkarmalı, doğrularını kabul edip hatalarını görüp o hataları yapmadan daha iyisini yapmalıyız.

Bu kitap için yazacaklarım bu kadar. Şiddetle bu kitabı OKUMAMANIZI öneriyorum.

Yazılamayanlar – Sabahattin Önkibar

Anlatım üslubunu ve kaleminin akıcılığını çok sevdiğim Kibaroğlu Sabahattin tarafıdan yazılan ince bir kitaptı. Okuması çok kolay ve çabuk bitiyor. İçerik olarak hemen hemen hepsinde öngörüler, kulis bilgisi ve iddialarla sınırlı. Yani kesin bir kanıt koyup bu böyledir demiyor. Haliyle de tatmin edici değil. Ancak yazdıkları insanı araştırma ve düşünmeye sevk eden şeyler olduğu için yine de yabana atılır bir kitap değil.

Sultanın Casusları – Emrah Safa Gürkan

Emrah Safa Gürkan hoca ilk olarak Olmaz Böyle Saçma Tarih programının Harari’nin kitabı Homo Sapiens’i yorumladığı bölümü ile tanımışım. Yaptığı yorumdan ziyade tarzı ve hızlı konuşması dikkatimi çekti. Hakkında biraz araştırma yapınca rahmetli Halil İnalcık hocanın son öğrencilerinden olduğunu öğrendim. Son dememin nedeni, Halil İnalcık hoca Emrah hocanın asistanı olduğu yıllardan sonra emekliye ayrılıp kitap yazmaya vb işlere veriyor kendisini. Ayrıca Emrah hoca da epey yabancı dil bilgisine sahip bir akademisyen olarak da donanımlı bir hoca. Kendisini takip etmekte fayda görüyorum.

Şimdi gelelim kitaba;

Kitap içeriğindeki alt başlıkta yazdığı üzere 16. Yüzyılda İstihbarat, Sabotaj ve Rüşvet Ağları konularını işliyor. Yani buradaki “Sultan” Kanuni Sultan Süleyman oluyor ağırlıklı olarak. Malum kendisi 46 sene tahtta kalmış bir sultan. Kitap içeriğinde, hocanın da Akdeniz tarihçisi olması nedeniyle, genellikle Osmanlı-Habsburg hanedanlarının istihbarat ve casusluk olaylarıdan bahsediliyor. Buradaki anlatımlar çok yoğun olarak akademik düzeyde ve üslupta. Yine de az çok tarih merakı olup da okuyanlar için anlaşılabilir düzeyde kaleme alınmış.

Konu olarak Kanuni-Şarlken yani Osmanlı-Kutsal Roma-Germen imparatorlukları arasındaki casusluk savaşları, esir ve dil (yeni deyimle muhbir) almalardan, karşı istihbarat ve sabotajlardan bahsediyor.

Eğer ki tarih, istihbarat, polisiye, casusluk gibi konulara ilginiz varsa (hatta yoksa da) şiddetle okunması gereken bi kitap.

Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım – Sabahattin Önkibar

Yine Kibaroğlu Sabahattin beyin kaleme aldığı bir kitap. Sabahattin Önkibar’a Kibaroğlu Sabahattin demeyi seviyorum, çünkü kendisi de memleketi Rize’de öyle anılırmış. Kitabında bundan bahsettiği için okurken dilime dolandı. Halen de öyle anıyorum.

Kitap içeriği kitabın adı kadar ilgi çekici gelmedi bana. Kitap tümüyle Derin ve Gizli Devlet konularını ele almış. Daha doğrusu Derin ve Gizli Devlet diye bir şeyin olmadığını ele almış. Kendisine de Derin ve Gizli Devlet Gazeteciliği ithamlarının komik ve saçma olduğunu anlatmış. Yani kitabın başlığındaki Derin ve Gizli Devlet ifadesi tamamen bir ironi. Hatta YouTube kanalındaki başlıkları ve içeriklerine bakınca bir nevi Clickbait (tık tuzağı) kurmuş gibi geldi bana.

Meraklı ve ilgilisi için okumaktan zarar gelmez kanaatindeyim.

Atatürk Etkisi – Sinan Meydan

Sinan Meydan tarih okumalarım arasında bende önemli bir yere sahiptir. Çünkü yaptığı işi elinden geldiğince en iyi şekilde ve tüm hücrelerine kadar hakim olup aktarma gayreti içinde olduğunu, kitabını okurken net bi şekilde hissedebiliyor ve anlayabiliyorum. Bazı konularda farklı fikirde olsam da (Vahdeddin meslesi gibi) yine de Sinan Meydan’ı okumayı seviyorum.

Atatürk Etkisi kitabı içerisinde Atatürk’ün yaptığı hemen her icraatı anlatan bölümler var. Konuyu ilk olara Sultan II. Abdülhamit döneminden alıp Osmanlı’nın dağılma ve yıkılma dönemlerinin üzerinden geçiyor. Daha sonra Atatürk devrimlerinin hangi sebep ve ne amaçla yapıldığını anlatıyor. Hem de kitaptaki her satır bilginin kaynağı da verilmiş.

Özetle bu kitabı okumakta büyük fayda var.

21. Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari

Harari yazdığı kitaplarla ciddi anlamda bir okur kitlesine ulaşmış bi akademisyen. Öyle ki, yazdığı iki kitaptan sonra gelen talep ve baskılar sonucu bu üçüncü kitabını yazmış. Üçüncü kitabını yazacağını başta hem ekşi sözlükte hem de diğer bir çok mecradaki etkilerinden anlamak zor olmadı.

Daha önce okuduğum iki kitabı olan Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi ve Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi kitapları hakkında da detaylı yazılar yazmıştım. Merak edenler inceleyebilir. Hatta ara ara hem kendi yazdığım blogu hem de kitaplardaki aldığım notları, altını çizdiğim yerleri açıp okuyorum.

21. Yüzyıl İçin 21 Ders içerinde tahmin edebileceğiniz üzere 21 bölümden oluşan hiyerarşik bir sıralama var. Bunları ana başlıklarda Teknolojik Zorluk, Siyasi Zorluk, Umut ve Umutsuzluk, Hakikat, Direnç başlıklarında bir araya gelmiş. Harari sıranın dışında bir tarihçi olarak günümüz olaylarını, insanlarını geçmiş evrimsel süreçle detaylandırıp yapay zeka, nükleer ve robotik gibi konularda harmanlıyor. Bazı yerlerde de öngörülerde bulunup buna yakın örnekler de veriyor.

Şahsi fikrim ilk kitabı ile çok iyi bir çıkış yakaladı. İkincisinde durulma ve üçüncüde inişe geçmiş. Zira son kitabı da ilk kitabı kadar ilgi görmedi çünkü. Yine de okuması çok keyifliydi. Şiddetle öneririm.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk – İlber Ortaylı

Tarih deyince akla ilk gelen isim; İlber Ortaylı. Normalde kitaplarında bilgisinin doluluğu nedeniyle derin bir akademik dil oluyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabında bu denli akademik bir dil yok. Daha çok sıradan bir vatandaş ile halkın anlayacağı dilde bir akademik dilde yapılmış gözlemler aktarılmış.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı bizlere hayatından çok Atatürk’ün fikir, devrim, tatik ve strateji bakımından o dönemi olgunluk, eğitim, dini, örfi, yönlerini anlatıyor. Atatürk ile diğer kurmay sınıfı arkadaşları arasındaki ilişki ve fikir ayrılıkları döneme göre olumlu veya olumsuz olarak incelenmiş. Bu kitap aslında bir Atatürk biyografisi değil, dönemin anatomisi niteliğindedir.

Tapınak Şövalyeleri ve Nöro-Mesih – Ramazan Kurtoğlu

Dr. Ramazan Kurtoğlu, tam adı ile Ramazan Kağan Kurtoğlu ve yazdığı kitabını anlatmak o kadar zor ki, zorluğunu dahi anlatamam. Ama ben yine de dilim (klavyem) döndüğünce anlatayım…

Ramazan hocanın alanı akademik anlamda ekonomi. Koç Holding ve Esman Şirketler Grubu gibi şirketlere ekonomi, planlama, bütçe stratejisi, ihracat gibi konularda danışmanlık vermiş bir isim. Uluslararası akademik camiada da saygınlığı olan bir hoca aynı zamanda. Bunun da çıkarımını ders verdiği okul ve alanlara bakarak anlamak mümkün.

Sıra geldi kitabımızın içeriğine;

Kitabımız toplam dokuz bölüm ve bu dokuz bölümün alt başlıklarından oluşuyor. Kanal İstanbul projesi ve nedenleri, Tapınak Şövalyeleri ve uzantıları, ezoterizm, yeni dünya düzeni, kozmik internet ve sanal gerçeklik, illuminati, Opus Dei, merkez bankaları ve dünyanın yönetimindeki para politikaları vb. bir çok konuya değinmiş.İllüminati ve onun öncülü ve adrılı olarak ortaya çıkan ezoterik tarikatlar, günümüze olan uzantıları gibi bir çok konuyu anlatmış. Ktap internetten ve televizyonlardan öğrendiğimiz saçma sapan konuları akademik ve akılcı bir dille anlatan, amaçlarını ve bu amaçlarının dini, örfi yönlerini izah ediyor.

Tapınak Şövalyeleri ve Nöro-Mesih kitabının şiddetle ama şiddetle okunmasını öneriyorum.

Yeri gelmişken kitap okurken nasıl not alıp okuma yaptığımı da Tapınak Şövalyeleri ve Nöro-Mesih kitabı ile örneklemiş olalım.

Ben de kitap okurken (kitap bana aitse) kapağına özet çıkarıp, sayfa sayfa not almayı çok seviyorum. Bu sayede kitapla aramdaki bağ daha güçlü hale geliyor. Daha sonra kitabı kitaplığımda gördükçe kapağını açıp aldığım notları tekrar etme imkânım oluyor. Diğer bir yandan da aldığım notlar zaman geçtikçe benim için ne kadar değişmiş bunu da ölçebiliyorum.

Borsa Kralı – Nasrullah Ayan

Kitap isim olarak borsa olsa da içerikte borsa hakkında tüyolar değil de yaşanmış olaylar anlatılıyor. Kitabın yazarı Nasrullah Ayan ekonominin yaşayan tarihi diyebilirim. İlk zamanlar Gaziantep ve Mersin üzerinden önce Arap ülkelerine, daha sonra işleri büyütüp Avrupa ülkelerine kuru gıda ihracatı yaparak ticarete başlamış Nasrullah Ayan.

İhracatla uğraşan birisi olarak ister istemez döviz işleriyle haşir neşir olması, biraz da kıvrak zeka olması hasebiyle ciddi paralar kazanmış yazarımız. Bunları da (kendi ifadesiyle) saklayıp gizlemeden yaptığı üçkağıdı da yaptığı delikanlılığı da anlatıyor.

İşin en önemli yanı kitabın yazarı 20’li yaşlardan veri ticaret içinde ve neredeyse Türkiye’nin ekonomisinin içinde yaşamış birisi. Bakanından bürokratına, bankacılarından esnafına kadar hemen her meslek ve makamdan; Türk, Arap, İsveç ve bir çok farklı milletten insanla ticaret yapmış ortaklık kurmuş birisi. Bir çok hükümet görmüş bir çok kriz ve dava yaşamış. İnişleri çıkışları olan birisi. Yani kitap deyim yerinde ise ağzına kadar dolu. Okurken baya bi ticarete heves ediyor insan.

Okuduğum Diğer Kitaplar

  • Kuyucaklı Yusuf – Sabahattin Ali
  • İstanbul’da Bir Zürafa – Sunay Akın
  • Ay Hırsızı – Sunay Akın
  • İçimizdeki Şeytan – Sabahattin Ali
  • Sinekli Bakkal – Halide Edib Adıvar
  • Bilgiyle Sohbet – Celal Şengör
  • Metastaz – Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan

Bu kitapları da bu süre zarfında okudum ancak uzun uzadıya bahsetmek istemedim. Kimisi roman kimisi siyasi yahut bilim üzerine sohbet kitabı olduğu için özellikle vurgulamaya gerek duymadım. Aslında uzun uzudayı da anlatabilirdim fakat özel ilgi alanım roman vb şeyler olmadığı için “okudum” deyip geçmeyi tercih ettim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir